|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Kayıtlı Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: Yaşıyoruz İşte BiyerLerde..! - Forumbeta Hep Destek Tam Destek ;)
Yaş: 15
Mesajlar: 3.351
Rep Gücü: 677
Rep Puanı : 60698
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tebrikler Fenerbahçe diyerek başlamak istiyorum yazıma.
Chelsea maçı sonucu ne olursa olsun, yine tebrik ve övgü kokan satırlarla karşılaşacaktınız bu köşede! Buna emin olun. Fenerbahçe'nin bu sezon ki Şampiyonlar Ligi serüveninin başından bu yana söylediğim tek şey vardı; O da Fenerbahçe'nin insanların kafasındaki düz mantığı eritmesiydi. Fenerbahçe, insanlara Inter'i, Sevilla'yı ve Chelsea'yi eleyebileceğine inandırdı. Hatta Şampiyonlar Ligi'nde final oynayacağına. Çok ciddi bir başarı. Tartışmasız, yıllardır süregelen hazin sonları üç yılda değiştirmek kolay değil. Başarının taktik, teknik ve mantıksal analizine girerek Aziz Yıldırım ve yönetimine methiyeler düzmeyeceğim. Kimse kusura bakmasın! Bu başarı tek kelimeyle Arthur Zico'nundur. Ondan başka kimse yıllardır Avrupa arenasında harap olmuş bir takıma bu denli özgüven aşılayamazdı. Bu derece rahat, bu derece stresten ve kaygıdan uzak bir futbol adamı ben hayatımda görmedim. Zico olmak kolay olmasa gerek. *** Neyse konumuzdan uzaklaşmadan olayın medya boyutuna gelelim. Bir nevi uzaktan da olsa bizim de içerisinde bulunduğumuz sektöre... Fenerbahçe'nin, Chelsea karşısında aldığı galibiyetin ardından bütün yazarları tek tek okudum. En ince ayrıntısına, en verimli mesajına kadar… Herkes ortak bir paydada birleşiyor; Fenerbahçe, Chelsea'yi eledi! İnanan, inanmayan herkes aynı kalem üzerinden çıkmış yola. Anlık durumlar ve skorlar karşısında sürekli değişen yazılardan tutun da, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda maçın 80. dakikasına kadar 'maç yazısını hazırlamış’ ve gazetesine yollamak üzere tek bir tuşa basmayı bekleyen kişilere kadar... Hangi türden ararsanız bulursunuz. *** Evet artık pasta büyüdü. Yeni yeni Fenerbahçeli yazarlar görebilirsiniz etrafınızda. Hem de bolca. Nasıl ki 1996-2000 arasında Türkiye'de Fenerbahçe yazarı bulamıyordunuz, şimdi de aynısı diğer takımlar için geçerli. Bu ülkede artık Galatasaray ve Beşiktaş yazarı yetişmez. Kafanızı her kaldırdığınızda ya da gazetinizin spor sayfasını açtığınızda Fenerbahçe manşetleri görmeye hazırlayın kendinizi. Spor, Fenerbahçe oldu artık. Şimdi bundan faydalanma zamanı. Herkes iş başına geçecek. Reklamcısından tutun da tekstilcisine, GSM operatörüne kadar herkes. En başta da spor medyası ve spor yazarları tabii ki. Okunma, tartışılma kaygısı her geçen gün daha da ağır basacak. Fenerbahçe taraftarının ruhunu okşayacak cümleleri daha sık göreceğiz köşe yazarlarının satırlarında! Ara ara atletizm ya da Avrupa'dan futbol yazan insanlar çok daha fazla yer ayıracak Fenerbahçe'ye. Sporda çeşitlilik gün geçtikçe kaybolacak. Medyada Galatasaray hegemonyası gün geçtikçe yıkılacak ve bahsedilen Fenerbahçe Cumhuriyet'i dört koldan saracak esir medyayı! *** Başarı ile orantılı olarak tarafların da takımlarına bakış açısı değişecek. Nasıl ki geçen sene AZ Alkmaar maçında Alex'i ıslıklayan taraflar varsa ya da sezon başında Uğur Boral'ın ayağına her top geldiğinde amansızca küfredenler, artık bu kişilerin yerlerine Fenerium mağazalarını tıka basa dolduran insanlarla sıkça karşılaşacağız. Aynı şekilde hayatında Fenerbahçe'nin tek maçını seyretmemiş, takımından bihaber olan insanlar da sıkıca sarılacak bayraklarına! Gün Fenerbahçe'nin günü olacak kısacası! İşte endüstiriyel futbol da bu olsa gerek. Başarıyı üne, şana ve şöhrete çevirmek. Fenerbahçe'nin 8 Nisan'da olası bir Chelsea mağlubiyetinden sonra herkes üzerine düşeni alacak. Başta medya olmak üzere futbolun olmazsa olmazı taraftara kadar her bir birey Fenerbahçe'nin bu sezonki mucizevi başarısına alkış tutacak. Amiyane tabirle gazı fazla kaçırmadan, mağlubiyetten bile nemalanmadan! |
|
|
|